NAATI CCL Türkçe kelime listesi
NAATI CCL Türkçe kelime listesi, on konu alanına yayılmış 214 terimden oluşuyor. Her satırda İngilizce karşılık, Türkçe karşılık ve tek cümlelik bir açıklama var; sınavda bu kelimelerin tanımı sorulmuyor, diyaloğun ortasında karşınıza çıkıyor.
Adayı en çok zorlayan terimler Avustralya'nın kendi kurumlarından geliyor. bulk billing, muayene ücretinin doğrudan Medicare'e faturalanması. superannuation, işverenin yatırdığı emeklilik fonu. strata, apartmanın ortak alanlarını yöneten yapı ve ödediğiniz aidat. Centrelink görüşmesinde geçen “fortnightly” de öyle: Türkçesi “iki haftada bir”, ama bunu sınavda ilk kez düşünüyorsanız 35 kelimelik bölümün gerisi aklınızdan çıkar.
Listeyi iki yönde de çalışın. Kolay yön İngilizceden Türkçeye: “bail” duyunca “kefalet” dersiniz. Zor yön diğeri. Hasta “vekâletname” dediğinde “power of attorney”, iş görüşmesinde “kıdem tazminatı” geçtiğinde “severance pay” çıkmalı; bu kelimeler evde hiç konuşulmuyor. Sessiz okumak yetmiyor. Sınavda yazmıyorsunuz, konuşuyorsunuz; kelimenin ağzınızdan çıkması gerekiyor.
Listeyi nasıl çalışmalı
- Alanları teker teker bitirin. On alanı aynı güne sıkıştırmak yerine bir gün sağlık, ertesi gün hukuk çalışın; sınavdaki iki diyaloğun her biri tek bir konudan geliyor.
- İngilizce sütunu elinizle kapatın ve terimi sesli söyleyin. Duraksadığınız kelimeyi işaretleyin. Asıl sorun, tanıdığınız ama ağzınızdan çıkmayan kelimeler.
- Terimi tek başına değil cümle içinde tekrarlayın. “Depozitonuz kiracılık kuruluna yatırılıyor” cümlesi, “bond = depozito” eşleşmesinden akılda daha uzun kalıyor.
- Özel adı koruyup yanına kısa açıklama koymayı alışkanlık hâline getirin: “Medicare, yani devlet sağlık sistemi”. Sınavda bunu düşünecek vaktiniz olmayacak.
- Çalıştığınız alanı aynı gün bir pratik diyaloğunda deneyin. Listede kolay görünen terim, 35 kelimelik bir bölümün ortasında bambaşka davranıyor.
Sağlık 37
Sağlık diyalogları çoğunlukla muayenehanede geçiyor: aile hekimi sevk yazıyor, dozu ve yan etkileri anlatıyor, hasta da şikâyetini kendi cümleleriyle aktarıyor.
| English | Türkçe | Açıklama |
|---|---|---|
| GP (General Practitioner) | Aile hekimi (GP) | Genel sağlık sorunlarını tedavi eden yerel doktor |
| specialist | Uzman doktor | Belirli bir tıp alanına odaklanan doktor |
| referral | Sevk | Uzmana gitmek için aile hekiminden alınan yazı |
| prescription | Reçete | Doktorun ilaç için yazdığı yazılı talimat |
| dosage | Doz | Alınması gereken ilaç miktarı |
| side effect | Yan etki | İlacın istenmeyen etkisi |
| diagnosis | Teşhis | Doktorun hastalığı belirlemesi |
| symptom | Belirti | Bir kişinin hissettiği veya gösterdiği hastalık belirtisi |
| blood test | Kan testi | Sağlık sorunlarını kontrol etmek için alınan kan örneği |
| X-ray | Röntgen | Kemiklerin ve vücudun iç kısımlarının görüntüsü |
| CT scan | BT taraması (CT) | Bilgisayarlı tomografi — vücut içinin ayrıntılı görüntüsü |
| MRI | MR (MRI) | Manyetik rezonans görüntüleme — mıknatıslarla vücut görüntüsü |
| ECG | EKG (ECG) | Elektrokardiyogram — kalbin elektriksel aktivitesini kaydeder |
| echocardiogram | Ekokardiyografi (EKO) | Kalbin ultrason görüntülemesi |
| ultrasound | Ultrason | Ses dalgalarıyla vücudun görüntülenmesi |
| triage | Triyaj | Acil serviste hastaların aciliyete göre sıralanması |
| emergency department | Acil servis | Hastanenin acil durumlar için olan bölümü |
| paracetamol | Parasetamol | Ağrı kesici — bazı ülkelerde asetaminofen veya Tylenol denir |
| antibiotic | Antibiyotik | Bakteriyel enfeksiyonlara karşı kullanılan ilaç |
| allergy | Alerji | Vücudun bir maddeye verdiği tepki |
| immunisation | Bağışıklama (aşılama) | Hastalıklara karşı aşı yapılması |
| Medicare | Medicare | Avustralya'nın kamu sağlık sigortası sistemi |
| bulk billing | Doğrudan faturalama (bulk billing) | Doktor doğrudan Medicare'e fatura keser; hasta hiçbir şey ödemez |
| discharge | Taburcu | Hastaneden çıkış |
| physiotherapy | Fizyoterapi | Egzersiz ve hareketle yapılan tedavi |
| occupational therapy | Ergoterapi | Günlük yaşam aktivitelerine yardımcı olan terapi |
| midwife | Ebe | Gebelik ve doğum sürecinde kadınlara bakan sağlık çalışanı |
| antenatal care | Doğum öncesi bakım | Gebelik sırasındaki sağlık bakımı |
| chronic disease | Kronik hastalık | Uzun süreli sağlık durumu |
| diabetes | Diyabet (şeker hastalığı) | Kandaki şeker seviyesinin yüksek olduğu hastalık |
| asthma | Astım | Nefes almayı zorlaştıran hastalık |
| blood pressure | Tansiyon | Kanın damarlardaki akış basıncı |
| root canal | Kanal tedavisi | Hasarlı diş sinirini onarmak için diş tedavisi |
| glaucoma | Glokom (göz tansiyonu) | Göz içi basıncının yüksek olmasından kaynaklanan göz hastalığı |
| dementia | Demans (bunama) | Hafıza ve düşünme yeteneğinin azalması |
| inhaler | Nefes açıcı (inhaler) | Astım ilacını solumak için kullanılan cihaz |
| knee replacement | Diz protezi | Hasarlı diz eklemini değiştirme ameliyatı |
Hukuk 22
Hukuk diyaloglarında bir avukat ya da adli yardım görevlisi konuşuyor; kefalet, velayet, ifade ve uzaklaştırma kararı tek bir bölümün içinde arka arkaya gelebiliyor.
| English | Türkçe | Açıklama |
|---|---|---|
| statement | İfade | Polise verilen resmi beyan |
| witness | Tanık | Olayı gören ve tanıklık eden kişi |
| AVO | Koruma kararı (AVO) | Birini şiddetten korumak için verilen mahkeme kararı |
| domestic violence | Aile içi şiddet | Ev içinde veya bir ilişkide yaşanan şiddet |
| bail | Kefalet | Duruşmadan önce gözaltından geçici salıverilme |
| fine | Para cezası | İhlal nedeniyle ödenen ceza |
| tribunal | Mahkeme kurulu | Anlaşmazlıkları çözen, mahkeme benzeri kurul |
| mediation | Arabuluculuk | Tarafsız bir kişinin anlaşmazlığı çözmeye yardım ettiği süreç |
| legal aid | Adli yardım | Avukat tutamayanlara ücretsiz hukuki yardım |
| solicitor | Avukat | Müvekkillere hukuki danışmanlık veren avukat |
| custody | Velayet | Ayrılıktan sonra çocuğa bakma yasal hakkı |
| child support | Nafaka | Bir ebeveynin çocuğun masrafları için yaptığı düzenli ödeme |
| power of attorney | Vekâletname | Birinin adına hareket etme yasal yetkisi |
| will | Vasiyetname | Ölümden sonra malların nasıl dağıtılacağını belirten yasal belge |
| estate | Tereke (miras) | Bir kişiye ait tüm mal ve varlıklar |
| plaintiff | Davacı | Mahkemeye dava açan kişi |
| defendant | Davalı (sanık) | Bir davada suçlanan kişi |
| small claims | Küçük talepler mahkemesi | Küçük hukuki anlaşmazlıklar için mahkeme, genellikle $25 bin altında |
| discrimination | Ayrımcılık | Irk, cinsiyet, yaş vb. nedeniyle haksız muamele |
| restraining order | Uzaklaştırma kararı | Birini uzak tutmak için verilen mahkeme kararı |
| consent orders | Anlaşmalı karar | Tarafların anlaştığı ve mahkemece onaylanan düzenlemeler |
| property settlement | Mal paylaşımı | Ayrılık veya boşanma sonrası malların paylaşımı |
Göçmenlik 20
Göçmenlik diyalogları vize alt sınıfı, beceri değerlendirmesi ve köprü vizesi etrafında dönüyor, danışman konuşurken tarihler ile belge adları peş peşe sıralanıyor.
| English | Türkçe | Açıklama |
|---|---|---|
| visa | Vize | Bir ülkeye girmek veya kalmak için resmi izin |
| subclass | Alt sınıf | Bir Avustralya vizesinin belirli tür/numarası |
| permanent residency | Daimi oturum | Avustralya'da kalıcı olarak yaşama hakkı |
| citizenship | Vatandaşlık | Bir ülkenin vatandaşı olma durumu |
| skilled migration | Nitelikli göç | Mesleki becerilere dayalı göç yolu |
| points test | Puan testi | Vize uygunluğunu değerlendirmek için kullanılan puanlama sistemi |
| CoE | CoE (Kayıt Onayı) | Kayıt Onayı — öğrenci vizesi için üniversiteye kayıt kanıtı |
| bridging visa | Geçici köprü vizesi | Yeni vize kararı beklenirken verilen geçici vize |
| work rights | Çalışma hakkı | Vize koşullarının verdiği çalışma izni |
| sponsor | Sponsor | Bir vize başvurusunu destekleyen kişi veya işveren |
| skills assessment | Beceri değerlendirmesi | Göç amacıyla niteliklerin değerlendirilmesi |
| EOI | EOI (İlgi Beyanı) | İlgi Beyanı — vize davetine değerlendirilmek için resmi başvuru |
| migration agent | Göçmenlik danışmanı | Vize başvurularına yardımcı olan lisanslı uzman |
| asylum seeker | Sığınmacı | Ülkesinden kaçıp koruma arayan kişi |
| protection visa | Koruma vizesi | Zarardan korunmaya ihtiyacı olanlara verilen vize |
| Department of Home Affairs | İçişleri Bakanlığı | Göçmenliği yöneten Avustralya hükümet bakanlığı |
| naturalisation | Vatandaşlığa geçiş | Vatandaş olma süreci |
| settlement services | Yerleşim hizmetleri | Avustralya'daki yeni göçmenler için destek hizmetleri |
| immigration detention | Göçmen gözetimi | Vize durumu çözülürken bir kişinin gözetim altında tutulması |
| partner visa | Partner vizesi (eş vizesi) | Bir Avustralya sakininin eşi veya partneri için vize |
Eğitim 19
Okul diyaloglarında kayıt, aşı kayıtları, veli-öğretmen toplantısı ve özel gereksinim desteği konuşuluyor; öğretmenin İngilizcesi kibar ve dolaylı oluyor.
| English | Türkçe | Açıklama |
|---|---|---|
| enrolment | Kayıt | Bir okula veya kursa kaydolma süreci |
| immunisation records | Aşı kayıtları | Çocuğun yaptırdığı aşıların kaydı |
| birth certificate | Doğum belgesi | Bir kişinin doğumunu kanıtlayan resmi belge |
| special needs | Özel gereksinimler | Öğrenme veya engel için gereken ek destek |
| IEP | IEP (Bireysel Eğitim Planı) | Bireysel Eğitim Planı — özel gereksinimli öğrenci için özelleştirilmiş öğrenme planı |
| EAL/D | EAL/D | Ek Dil veya Lehçe Olarak İngilizce — ana dili İngilizce olmayanlar için destek |
| TAFE | TAFE | Teknik ve İleri Eğitim — mesleki eğitim kurumu |
| apprenticeship | Çıraklık | Çalışırken bir meslek öğrenilen eğitim |
| academic integrity | Akademik dürüstlük | Akademik çalışmada dürüstlük — kopya veya intihal yok |
| plagiarism | İntihal | Başkasının çalışmasını kendi çalışmanız gibi sunmak |
| scholarship | Burs | Eğitim masraflarına yardımcı olan maddi destek |
| tuition fees | Okul ücreti | Eğitim için okula veya üniversiteye ödenen ücret |
| HECS-HELP | HECS-HELP | Gelir belli bir eşiği aştığında vergiyle geri ödenen devlet öğrenci kredisi |
| credit transfer | Kredi transferi | Başka bir kurumda tamamlanan eğitimin tanınması |
| graduation | Mezuniyet | Bir derece veya kursun resmi olarak tamamlanması |
| bullying | Zorbalık | Birini korkutmak için tekrarlanan saldırgan davranış |
| school welfare fund | Okul yardım fonu | Öğrencilere üniforma ve malzeme gibi masraflarda yardımcı olan fon |
| parent-teacher meeting | Veli-öğretmen toplantısı | Çocuğun okuldaki gelişimini görüşmek için toplantı |
| exchange program | Değişim programı | Sınırlı bir süre için başka bir ülkede okuma programı |
Sosyal hizmetler 20
Sosyal hizmet diyalogları genellikle bir Centrelink telefonuyla başlıyor: ödeneğin adı, bekleme süresi, iki haftada bir yapılan ödeme ve myGov üzerinden bildirim yükümlülüğü.
| English | Türkçe | Açıklama |
|---|---|---|
| Centrelink | Centrelink | Sosyal yardım ödemeleri sağlayan Avustralya devlet kurumu |
| JobSeeker Payment | İş Arayan Ödeneği (JobSeeker) | Aktif olarak iş arayan işsizlere yapılan sosyal yardım |
| Family Tax Benefit | Aile Vergi Yardımı | Ailelere çocuk büyütme masraflarında yardımcı olan ödeme |
| redundancy | İşten çıkarılma (pozisyon kaldırılması) | Pozisyona artık ihtiyaç kalmadığı için işi kaybetmek |
| severance pay | Kıdem tazminatı | Pozisyon kaldırılması nedeniyle iş sona erdiğinde verilen ödeme |
| waiting period | Bekleme süresi | Bir ödeme veya yardım başlamadan önceki süre |
| myGov | myGov | Centrelink, Medicare ve ATO gibi hizmetlere erişim için Avustralya devlet çevrimiçi portalı |
| NDIS | NDIS | Ulusal Engellilik Sigortası Programı — engelli bireylere destek sağlar |
| Home Care Package | Evde Bakım Paketi | Devlet destekli, evde sağlanan yaşlı bakımı |
| respite care | Geçici bakım (respite) | Düzenli bakıcılara mola vermek için geçici bakım |
| domestic violence refuge | Sığınma evi | Aile içi şiddetten kaçanlar için güvenli yer |
| emergency housing | Acil barınma | Acil ihtiyaç sahipleri için geçici konaklama |
| food bank | Gıda bankası | İhtiyaç sahiplerine ücretsiz gıda sağlayan yer |
| TIS | TIS | Çeviri ve Tercümanlık Hizmeti — ücretsiz devlet tercümanlık hizmeti |
| self-exclusion | Kendini yasaklama | Kumar mekânlarına veya uygulamalarına kendi isteğiyle girişini yasaklama |
| Youth Allowance | Gençlik Ödeneği | Okuyan, eğitim alan veya iş arayan gençlere yapılan ödeme |
| Working with Children Check | Çocuklarla Çalışma İzni | Çocuklarla çalışan herkes için gereken arka plan kontrolü |
| AMEP | AMEP | Yetişkin Göçmen İngilizce Programı — yeni göçmenler için ücretsiz İngilizce dersleri |
| SES | SES | Eyalet Acil Servisi — sel, fırtına ve diğer acil durumlara müdahale eder |
| carer support | Bakıcı desteği | Engelli veya hasta birine bakan kişiler için hizmet ve ödemeler |
İş hayatı 20
İş hayatı diyaloglarında işveren ile çalışan karşı karşıya: haksız işten çıkarma, deneme süresi, emeklilik fonu katkısı ya da bir iş kazası tazminatı görüşülüyor.
| English | Türkçe | Açıklama |
|---|---|---|
| forklift licence | Forklift ehliyeti | Forklift kullanma ehliyeti |
| WHS | İSG (İş Sağlığı ve Güvenliği) | İş Sağlığı ve Güvenliği — çalışanları yaralanmadan koruyan yasalar |
| PPE | KKD (Kişisel Koruyucu Donanım) | Kişisel Koruyucu Donanım — kask, eldiven, gözlük gibi güvenlik ekipmanları |
| unfair dismissal | Haksız işten çıkarma | Geçerli bir neden olmadan işten çıkarılma |
| Fair Work Commission | Adil Çalışma Komisyonu | İşyeri anlaşmazlıklarını çözen Avustralya devlet kurumu |
| superannuation | Emeklilik fonu (superannuation) | Avustralya'da işverenlerin ödediği zorunlu emeklilik birikimi |
| TFN | TFN | Vergi Dosya Numarası — ATO tarafından verilen benzersiz vergi numarası |
| redundancy | İşten çıkarılma (pozisyon kaldırılması) | Pozisyona artık ihtiyaç kalmadığı için işi kaybetmek |
| performance review | Performans değerlendirmesi | Çalışanın performansının resmi değerlendirmesi |
| flexible work arrangement | Esnek çalışma düzeni | Evden, yarı zamanlı veya ayarlanmış saatlerle çalışma |
| minimum wage | Asgari ücret | Bir çalışana ödenebilecek en düşük yasal ücret |
| workers' compensation | İş kazası tazminatı | İşte yaralanan çalışanları kapsayan sigorta |
| long service leave | Uzun hizmet izni | Aynı işverende uzun yıllar çalışanlara verilen ücretli izin |
| workplace bullying | İşyeri zorbalığı (mobbing) | İşte bir çalışana yönelik tekrarlanan saldırgan davranış |
| workplace discrimination | İşyeri ayrımcılığı | İşte ırk, cinsiyet, yaş vb. nedeniyle haksız muamele |
| union | Sendika | Çalışanların haklarını temsil eden örgüt |
| apprentice | Çırak | Çalışırken bir meslek öğrenen kişi |
| probation period | Deneme süresi | Yeni bir işin başındaki deneme dönemi |
| salary sacrifice | Vergi öncesi maaş kesintisi | Masrafları vergi öncesi maaştan ödeme düzeni |
| return to work plan | İşe dönüş planı | Yaralı bir çalışanın işe kademeli dönüşüne yardımcı plan |
Sigorta 19
Sigorta diyaloglarında hasar talebi, muafiyet ve poliçe koşulları konuşuluyor; tutarlar ve tarihler aynı bölümde birden fazla kez geçiyor.
| English | Türkçe | Açıklama |
|---|---|---|
| premium | Prim | Sigorta için düzenli ödediğiniz tutar |
| excess | Muafiyet | Sigorta kalanı karşılamadan önce cebinizden ödediğiniz tutar |
| claim | Hasar talebi | Bir kayıp veya olaydan sonra sigortacıya yapılan ödeme talebi |
| policy | Poliçe | Sigorta sözleşmesi belgesi |
| total loss | Tam hasar (pert) | Bir araç veya mülkün onarılamayacak kadar hasar görmesi |
| no-claims bonus | Hasarsızlık indirimi | Hiç hasar talebinde bulunmadığınız için primde indirim |
| third party | Üçüncü şahıs | Bir kaza veya olaya karışan başka kişi |
| public liability | Genel sorumluluk | Halka verilen zarar veya yaralanmaları kapsayan sigorta |
| income protection | Gelir koruma | Hastalık veya yaralanma nedeniyle çalışamadığınızda geliri karşılayan sigorta |
| life insurance | Hayat sigortası | Siz öldüğünüzde ailenize ödeme yapan sigorta |
| CTP | CTP (Zorunlu Trafik Sigortası) | Zorunlu Üçüncü Şahıs Sigortası — başkalarının yaralanmasını kapsayan zorunlu araç sigortası |
| agreed value | Anlaşmalı değer | Sigorta ödemesi önceden anlaşılan tutardır |
| market value | Piyasa değeri | Güncel piyasa fiyatına dayalı sigorta ödemesi |
| contents insurance | Eşya sigortası | Ev içindeki eşyaları kapsayan sigorta |
| ambulance cover | Ambulans teminatı | Ambulans masraflarını karşılamak için sigorta veya üyelik |
| Medicare Levy Surcharge | Medicare Ek Vergisi | Özel sağlık sigortası olmayan yüksek gelirliler için ek vergi |
| LHC loading | LHC ek primi | Ömür Boyu Sağlık Teminatı ek primi — 30 yaşından sonra özel sağlık sigortasını geciktirmek için ek prim |
| AFCA | AFCA | Avustralya Finansal Şikâyetler Kurumu — sigorta, banka ve emeklilik şikâyetlerini ele alır |
| ombudsman | Ombudsman | Kuruluşlara karşı şikâyetleri araştıran bağımsız görevli |
Tüketici 18
Tüketici diyalogları bozuk bir ürünle mağazaya dönmekle başlıyor, garanti ile tüketici güvencesi arasındaki farkla devam ediyor.
| English | Türkçe | Açıklama |
|---|---|---|
| Australian Consumer Law | Avustralya Tüketici Yasası | Mal ve hizmet alırken tüketici haklarını koruyan federal yasa |
| refund | Geri ödeme (iade) | Alıcıya paranın geri verilmesi |
| warranty | Garanti | Bir ürünün belirli bir süre çalışacağına dair söz |
| consumer guarantee | Tüketici güvencesi | Avustralya yasasına göre ürünlerin kabul edilebilir kalitede olması hakkı |
| major failure | Büyük arıza | Bir ürünü güvensiz veya amaca uygunsuz hâle getiren ciddi sorun |
| Fair Trading | Tüketici Koruma Kurumu (Fair Trading) | Tüketici şikâyetlerini ele alan eyalet devlet kurumu |
| ACCC | ACCC | Avustralya Rekabet ve Tüketici Komisyonu — tüketici yasasını ülke genelinde uygular |
| receipt | Fiş (makbuz) | Satın alma kanıtı |
| chargeback | Ters ibraz (chargeback) | Satıcı iade etmediğinde banka aracılığıyla kredi kartı ödemesini geri alma |
| cooling-off period | Cayma hakkı süresi | Bir sözleşmeyi imzaladıktan sonra iptal edebileceğiniz kısa süre |
| smart meter | Akıllı sayaç | Tüketimi gerçek zamanlı kaydeden dijital elektrik sayacı |
| energy ombudsman | Enerji ombudsmanı | Enerji şirketleriyle anlaşmazlıkları çözen bağımsız kurum |
| food poisoning | Gıda zehirlenmesi | Kontamine gıda yemekten kaynaklanan hastalık |
| lien | Hapis hakkı | Borç ödenene kadar birinin malını alıkoyma yasal hakkı |
| ABN | ABN | Avustralya İşletme Numarası — işletmeler için benzersiz tanımlayıcı |
| small claims tribunal | Küçük talepler mahkemesi | Küçük hukuki anlaşmazlıklar için mahkeme, genellikle $25 bin altında |
| scam | Dolandırıcılık | Birinin parasını dolandırmak için dürüst olmayan düzen |
| ScamWatch | ScamWatch | Dolandırıcılıklar hakkında bilgi veren Avustralya devlet web sitesi |
Konut ve kira 19
Konut diyalogları emlak ofisinde ya da kiracılık kurulunda geçiyor: depozito, durum raporu, kira artışı ve tahliye bildirimi.
| English | Türkçe | Açıklama |
|---|---|---|
| bond | Depozito | Kira sözleşmesi başında ödenen güvence bedeli |
| condition report | Durum raporu | Kira başında mülkün durumunu kaydeden belge |
| fair wear and tear | Olağan yıpranma | Günlük kullanımdan kaynaklanan normal yıpranma |
| rent increase | Kira artışı | Kira bedelinin artması |
| eviction | Tahliye | Kiralık bir mülkten çıkmaya zorlanma |
| lease | Kira sözleşmesi | Ev sahibi ile kiracı arasındaki yasal sözleşme |
| strata | Kat mülkiyeti | Ortak alanların paylaşıldığı mülk sahipliği sistemi |
| stamp duty | Damga vergisi (tapu harcı) | Mülk alırken ödenen devlet vergisi |
| First Home Owner Grant | İlk Ev Sahibi Yardımı | İlk kez ev alanlara yardımcı olan devlet hibesi |
| conveyancer | Tapu devir uzmanı (conveyancer) | Mülk sahipliğinin yasal devrini yürüten uzman |
| LMI | LMI (İpotek Sigortası) | Kredi Veren İpotek Sigortası — mülk değerinin %80'inden fazlasını borçlanırsanız bankayı koruyan sigorta |
| offset account | Mahsup hesabı | İpoteğe bağlı, faizi azaltan tasarruf hesabı |
| public housing | Sosyal konut | Düşük gelirliler için devlete ait kiralık konut |
| rent assistance | Kira yardımı | Kira masraflarına yardımcı olan Centrelink ödemesi |
| NBN | NBN | Ulusal Geniş Bant Ağı — Avustralya'nın ulusal internet altyapısı |
| sublease | Alt kiralama | Kiraladığınız bir mülkün bir kısmını veya tamamını kiraya verme |
| noise abatement order | Gürültü önleme emri | Aşırı gürültüyü azaltmak veya durdurmak için yasal emir |
| right to quiet enjoyment | Huzur içinde kullanma hakkı | Kiracının makul olmayan rahatsızlık olmadan huzurla yaşama hakkı |
| termite inspection | Termit kontrolü | Ev almadan önce termit hasarı için profesyonel kontrol |
Bankacılık ve finans 20
Bankacılık diyaloglarında konut kredisi faizi, vergi beyannamesi, uluslararası havale ya da bir oltalama şüphesi konuşuluyor; rakamlar en yoğun burada.
| English | Türkçe | Açıklama |
|---|---|---|
| savings account | Tasarruf hesabı | Faizle para biriktirmek için banka hesabı |
| transaction account | Vadesiz hesap | Para yatırma, çekme ve ödeme için günlük banka hesabı |
| interest rate | Faiz oranı | Tasarrufta kazanılan veya kredide ödenen yüzde |
| fixed rate | Sabit faiz | Belirli bir süre aynı kalan faiz oranı |
| variable rate | Değişken faiz | Zamanla değişebilen faiz oranı |
| mortgage | Konut kredisi (mortgage) | Mülkü teminat olarak kullanarak mülk almak için kredi |
| deposit | Peşinat | Mülk alırken yapılan ilk ödeme, genellikle fiyatın %10–20'si |
| international transfer | Uluslararası havale | Başka bir ülkeye para gönderme |
| exchange rate | Döviz kuru | Bir para biriminin diğerine göre değeri |
| phishing | Oltalama (phishing) | Suçluların kişisel bilgileri çalmak için güvenilir bir kuruluş gibi davrandığı dolandırıcılık |
| two-factor authentication | İki adımlı doğrulama | Girişte telefona gönderilen kod gibi ek güvenlik adımı |
| tax return | Vergi beyannamesi | Vergi dairesine sunulan yıllık gelir beyanı |
| tax refund | Vergi iadesi | Fazla vergi ödediyseniz size geri verilen para |
| capital gains tax | Değer artış kazancı vergisi | Mülk veya hisse gibi bir varlığın satışından elde edilen kâr üzerinden alınan vergi |
| superannuation rollover | Emeklilik fonu transferi | Emeklilik fonunuzu bir fondan diğerine aktarma |
| FHSS | FHSS (İlk Ev için Emeklilik Tasarrufu) | İlk Ev Emeklilik Tasarruf programı — ilk ev almak için emeklilik tasarrufunun kullanımına izin verir |
| Age Pension | Yaşlılık maaşı | 67 yaş ve üzeri uygun Avustralyalılara yapılan devlet ödemesi |
| assets test | Varlık testi | Devlet ödemelerini almak için varlıklarınızın limitin altında olup olmadığını kontrol eden test |
| feed-in tariff | Şebekeye besleme tarifesi | Fazla güneş elektriğini şebekeye geri gönderdiğiniz için aldığınız ödeme |
| financial counsellor | Mali danışman | Borç ve finans yönetimi konusunda ücretsiz tavsiye veren uzman |
Sık sorulan sorular
NAATI CCL için hangi kelimeleri bilmem gerekiyor?
Kurumların gündelik dilini bilmeniz gerekiyor: muayenehanede, Centrelink telefonunda, emlak ofisinde ve kiracılık kurulunda geçen kelimeler. Sınavda kelimenin tanımı sorulmuyor; terim konuşmanın içinde geçiyor, siz de onu karşı dile aktarıyorsunuz. Bu sayfadaki on alan o dili kapsıyor.
NAATI CCL Türkçe kelime listesi ücretsiz mi?
Evet, bu sayfadaki 214 terimin tamamı ücretsiz ve kayıt olmadan görünüyor. Terimler İngilizce, Türkçe ve tek cümlelik açıklamayla birlikte veriliyor.
Centrelink, Medicare gibi özel adları Türkçeye çevirmeli miyim?
Hayır, kurum adları olduğu gibi söylenir; gerekirse yanına kısa bir Türkçe açıklama eklenir. NAATI'nin CCL için yayımladığı dil politikası, toplulukta düzenli ve yaygın biçimde kullanılan İngilizce kelimeler için adayın cezalandırılmadığını belirtiyor. Yine de hedefiniz standart Türkçe olsun: “rent ödemek” yerine “kira ödemek” deyin.
Buradaki on alan NAATI'nin sınav konularıyla nasıl eşleşiyor?
NAATI, CCL diyaloglarının gündelik toplum konularından geldiğini belirtiyor: sağlık, hukuk, göçmenlik, eğitim, sosyal hizmetler, iş, sigorta, tüketici, konut ve finans. Buradaki on başlık aynı konuları çalışılabilir parçalara bölüyor. Sınavdaki iki diyalog bu alanların herhangi ikisinden gelebildiği için hiçbirini boş bırakmamak gerekiyor.
Kelime listesinin PDF hâli var mı?
Var. PDF, İngilizce sitedeki NAATI CCL kelime listesi sayfasından ücretsiz bir hesapla indiriliyor. PDF'teki sıralama burada gördüğünüz on alanla aynı.
Terimleri uygulamada bilgi kartı olarak çalışabilir miyim?
Evet. Ücretsiz Lingo Copilot CCL hesabında 214 terimin tamamı bilgi kartı biçiminde de var, Türkçe karşılıklarıyla birlikte. Kredi kartı istenmiyor.
Kelimeyi bilmek ayrı, bölümün ortasında bulmak ayrı
Ücretsiz deneme sınavında iki diyaloğu gerçek formatta çevirin, her bölümde hangi terimi düşürdüğünüzü ya da yerine ne koyduğunuzu görün. Bir tam deneme sınavı ve bir pratik oturumu ücretsiz.
Ücretsiz deneme sınavını yapınKredi kartı gerekmez. Bir tam deneme sınavı ve bir pratik oturumu ücretsiz.