Yüklemi bekleyip cümleyi sonra kurmak
Türkçede yüklem sonda. Bölümün sonunu duymadan İngilizce cümleye başlarsanız ortada yarım bir yapı kalıyor. Ters yönde İngilizce ilgi cümlecikleri sıfat-fiile dönüyor: “the form that you submitted last week”, “geçen hafta gönderdiğiniz form” oluyor. Anlam birimlerini takip edin.
Siz kaydını baştan sona korumak
İngilizcede tek bir “you” var; Türkçede kamu hizmeti görüşmesi sizi “siz” çekimine ve “Bey/Hanım” hitabına götürüyor. Aile hekimi hastasına “sen” demez. Ters yönde “abla”, “hocam”, “teyze” gibi hitapları İngilizceye taşımak yerine nötr bir cümle kurun.
-mış ile -dı arasında doğru seçim
Türkçe, bilgiyi nereden aldığınızı çekimde belli ediyor: kendiniz gördüyseniz “dedi”, size aktarıldıysa “demiş”. İngilizcede böyle bir ek yok; “she said that” eklemeye değip değmediğine siz karar veriyorsunuz. Hastanın kendi gördüğü ile başkasından duyduğu şey, hukuk diyaloglarında iki ayrı bilgi.
Sayı, para ve tarih biçimlerini otomatikleştirmek
Türkçede ondalık ayırıcı virgül, binlik ayırıcı nokta; Avustralya İngilizcesinde tam tersi. Centrelink bağlamında “fortnightly”, “iki haftada bir” oluyor. Bir dozaj, bir tutar ya da bir tarih düştüğünde anlam eksiliyor. Rakamları düşünmeden söyleyecek kadar tekrar edin.
Kurum adlarını koruyup yanına açıklamayı koymak
Centrelink, Medicare ve TAFE özel ad olarak kalıyor; yanlarına konan kısa Türkçe açıklama dinleyicinin işini görüyor. GP için “aile hekimi”, superannuation için “emeklilik fonu”, bond için “depozito”, lease için “kira sözleşmesi”. Evdeki “rent ödemek” alışkanlığı ise sınavda “kira ödemek” olarak çıkmalı.